Sultan 2. Murad, vefatının 570. yılında Bursa’daki kabri başında anıldı

Sultan 2. Murad’ın kabrinin bulunduğu Muradiye Külliyesi’ndeki türbede Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş’ın dua etmesinin ardından, katılımcılar anma etkinliğinin yapıldığı Muradiye Kur’an ve El Yazmaları Müzesi’ne geçti.

Erbaş, Bursa Büyükşehir Belediyesince organize edilen etkinlikte yaptığı konuşmada, 2. Murad’ın hükümranlığı boyunca hakkın, hakikatin ve adaletin egemenliği için büyük mücadele veren önemli bir şahsiyet olduğunu söyledi.

Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Mensubu olmaktan gurur duyduğumuz İslam’ın ana gayesi, eşrefi mahlukat olan insanın, inanç, can, akıl, mal ve nesil gibi ‘zarurati hamse’ dediğimiz korunması gereken 5 temel değeri korumaktır. Hiç şüphesiz bu kaideye ulaşmanın yolu da iman, ibadet ve insani değerleri bireysel ve toplumsal hayatın her alanına egemen kılmaktan geçmektedir. İlmi, irfanı ve hikmeti merkeze alarak yeryüzünü İslam’ın tevhit, adalet ve merhamet ilkeleriyle buluşturmaktan geçmektedir. Cenabımevla bunun için vahiy ve elçiler göndermiş, bu mefkureyi Müslümanlara nihai hedef göstermiştir. Bu idealle ecdat 1000 yıla yakın süre onurla İslam’ın sancaktarlığını yapmış ve İlayi Kelimetullah yolunda büyük gayretler ve fedakarlıklar göstermiştir. İşte bu idealin devlet olmuş hali, Osmanlı Cihan Devleti, Devlet-i Osmani Ali olarak, bu yıl Bursa’nın fethinin 695. yılı, yani yaklaşık 700 yıl önce bu topraklarda gerçekleşmiştir. Üç kıtada tevhidin, adaletin ve merhametin temsilcisi olmasında ecdadımıza bir zemin hazırlamıştır bu fetihler. Bütün insanların huzur ve mutluluğunu temin eden bu büyük medeniyetin hamisi olmuş, bu fetihleri gerçekleştiren ecdadımız.”

Osmanlı’nın, gücünü İslam’ın evrensel değerlerinden aldığını dile getiren Erbaş, bu cihan devletinin büyük hükümdarlarından birinin Sultan 2. Murad olduğunu anlattı.

Büyük sarsıntıların ardından tahta geçen ve öncelikle Anadolu’da birliği tesis eden 2. Murad’ın birçok sefer ve fetih hareketleri gerçekleştirdiğini dile getiren Erbaş, “İslam coğrafyasını tehdit eden Haçlılara karşı büyük bir mücadele vermiş, Varna ve 2. Kosova Savaşı ile Devlet-i Ali’nin Balkanlar’daki hakimiyetini ve toprak bütünlüğünü temin etmiştir. Sultan 2. Murad Han’ın fütuhatçı bir padişah olmanın yanında bir şair ve mutasavvıf olarak tanınması da oldukça dikkat çekicidir. Osmanlı padişahlarından şair olan ilk padişahtır.” dedi.

Erbaş, 2. Murad’ın devleti ayakta tutacak ve geleceğe daha güçlü taşıyacak ilim, irfan, bilgi, hikmet, edebiyat ve sanat alanlarında da önemli hizmetler gerçekleştirdiğini belirtti.

Onun, her şeyden önce iyi bir mümin ve muvahhit olduğuna işaret eden Erbaş, şu ifadeleri kullandı:

“Kalemi de kılıcı gibi güçlü bir hükümdardır. Bugün bizlere düşen en temel görev, medeniyetimizin bu mümtaz şahsiyetlerini gelecek nesillerimize en iyi şekilde anlatmak, onların bize miras bıraktığı bu cennet vatanımızı ilelebet İslam yurdu olarak muhafaza etmektir. Birliğimizi, bağımsızlığımızı, egemenliğimizi tehdit eden her türlü tehlikeye karşı uyanık olmak ve bütün zorlukları el birliğiyle aşmaya çalışmaktır. Bu vesileyle başta Sultan 2. Murad Han olmak üzere İlayi Kelimetullah adına kanlarıyla, mallarıyla, canlarıyla mücadele vermiş bütün ecdadımızı rahmet ve minnetle yad ediyorum.”

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş ve bazı milletvekilleri ile diğer davetlilerin hazır bulunduğu programın ardından katılımcılara helva ikram edildi.